Tembeller bu fikre bayılacak!

Ömrümüzü çalışarak çürütüyoruz vallahi. Sabahın köründe kalkıp akşam güneş batana değin didinip duruyoruz. Bir de işiniz kötü ise, çok zaman çekilmez oluyor gidip gelmeler. Bu sebeple en sevilen gün Cuma, nefret edilen gün Pazartesi. Malumunuz, bu günün sendromu bile var. Perşembe’yi en sevilen gün yapmalıyız derim ben. Değiştirelim ya, değiştirelim. Bakınız şöyle: Okumaya devam et “Tembeller bu fikre bayılacak!”

Google’ın isim menşei

google-logo-lorlu-gugulArtık daha fazla saklamanın bır anlamı yok, gerçekleri sizlerle paylaşacagım.Bu gerçek belki pek çok kişiyi derinden sarsabilir, belki sansasyon denilebilinir, belki de ilgi çekmek için yapıldığı da düşünülebilinir; ama yine de anlatacağım…

Rivayet odur ki; Google’ın kurucularından Larry Page öğrencilik zamanlarında Türkiye’ye, doğa sporları yapmak için Erzurum’a gelir… Tur rehberi ile dağlara doğru yürüyüş gezisi yaparlarken oradaki köylerin içinden de geçerler. Epeyce yol aldıktan sonra bir köyün içinden geçerken yorulurlar. Bir kenara oturarak dinlenmeye koyulduklarında köylü kadınlardan birisi meraklı gözlerle bakmaya başlar, sonra yanlarına yaklaşır. Tur rehberi : ” Merhaba teyze!” der… Kadın ise rehbere : ” Oğul nere gidirsiz bele? Embile yanaklarınız al al olmuş, nefes nefese kalmışsız, durun size ayran edek de için! ” diyerek tur rehberine söz hakkı tanımadan koşarak evine gider ve ayranları hazırlayarak bir tepside gruba dağıtır. Larry bu duruma şaşırarak rehbere yaklaşır: ” Bu içtiğimiz nedir? ” diye sorar, Okumaya devam et “Google’ın isim menşei”

Kahve içene fal bedava mı?

Yok canım daha neler mi diyorsunuz? Burası İstanbul, daha neler görüp de şaşıracağız. Efendim, İstiklal Caddesinde gezenler bilirler, böyle kafeler eleman tutuyorlar, ellerinde dövizler; “Kahve içene fal bedava” diye insanları çağırıyorlar. Tamam da bu bu kadar cezbedici oldu mu ki ya hu? “Kahve içeyim, sonra falıma da baktırırım hihi” diyerek insanlar gidiyorlarsa çok garip gerçekten. Neyse konumuz kahve-fal ikilisi değil, sadece fal olacak esasında.

Fal, kaba tabirle gelecekten haber verme… Çeşitli yöntemleri var, var olmasına ama ben işin hinliğine değineceğim. Fala inanan arkadaşlar varsa alınmasın, gerçi isterseler alınabilirler, bu kadar züğürt tesellisi tıngırtısına itibar edecekseniz, biraz uzak durun benden diyebilirim, darılmayınız :)

Şimdi falcılıkta iki yöntem var, birisi son derece profesyonel ve ekip gerektirir, diğeri ise biraz zeka. Neymiş bunlar bakalım; Okumaya devam et “Kahve içene fal bedava mı?”

Yahu, bu nasıl kehanet?

Bundan bi kaç sene öncesine kadar televizyonlarda boy gösteren Kur’an-ı Kerim kehanetçilerini hicv için bir internet sitesine kinayeli bir yazı yazmıştım. Oldukça ilginç tepkiler aldım. Yazının üslubundan bu sayısal kehanetçileri hicvettiğim ve dikkate alınmaması gerektiğini zihinlere kazımak istediğim kolayca anlaşılırken bazıları gerçekten ciddiye alan yorumlar yapmış. Bu yazının içeriğine geçmeden önce bir kaç yorumu paylaşmak istiyorum:

sayıların hesaplarına lafım yok ama bu hesap sonuçlarının kıyamet günüyle ne alakası var anlamadım bence de saçmalık…

ay o kadar alim ulema bi tarih veremedi size mi kaldı tarih vermek. baksana saati de belli… bari işlerimizi tamamalayıp hazırlanalım o güne kadar

çok saçma

bence de büyük saçmalık tamam kıyamet yaklaştı ama ne zaman kopacağını ALLAH PEYGAMBER EFENDİMİZE SÖYLEMEMİŞ KUSURA BAKMA AMA GELİP SANA MI HABER EDECEK.ayrıca sayılarla kıyametin ne alakası var …

Diğer çeşitli – beni güldüren ve çok kez de sevindiren – yorumlara Google aramasından buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. İnsanlarımızın bu tarz şeylere genellikle itibar etmemiş olması gerçekten sevindirici. Çünkü bu kehanetçiler 2006’da Usame Bin Laden yakalanacak demişti, ama Usame’nin akrabalarının ABD’nin en zenginlerinden olduğu gerçeğini atlamıştı. – Bu konu farklı bir konu ama Fahrenheit 9/11 filmini izlemenizde fayda var diye düşünüyorum. – Falcılara ise bambaşka bir noktada genişçe değineceğiz. (Kur’an falcılığı yasaklamıştır, kendisinin falcılık amacıyla kullanılması zaten baştan aşağı saçmalık) Okumaya devam et “Yahu, bu nasıl kehanet?”