<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Oralı &#187; Hayat Memat</title>
	<atom:link href="http://www.orali.gen.tr/category/hayat-memat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.orali.gen.tr</link>
	<description>Gezdim, gördüm, paylaştım!</description>
	<lastBuildDate>Fri, 27 Jan 2012 13:41:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Aydınlanmalar</title>
		<link>http://www.orali.gen.tr/2011/12/aydinlanmalar/</link>
		<comments>http://www.orali.gen.tr/2011/12/aydinlanmalar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Dec 2011 16:43:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İsa Güçlü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Günübirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat Memat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.orali.gen.tr/?p=253</guid>
		<description><![CDATA[Rus ordusunun Erzurum&#8217;u işgal ettiği yıllar. Köyümüzde kalan tek tük adamdan olan bir komşumuz Rus ordusuna bağlı iki Ermeni asker tarafından kovalanır. Sonra bir kayalığın olduğu yerde uçuruma denk gelir. Ya bu askerlerin eline geçecektir ya da aşağı atlayacaktır. O aşağı atlamayı seçer, ilginçtir, onca yüksekliğe rağmen yalnızca ayak parmaklarından bir kaçı kırılır, sonra kaçmayı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Rus ordusunun Erzurum&#8217;u işgal ettiği yıllar. Köyümüzde kalan tek tük adamdan olan bir komşumuz Rus ordusuna bağlı iki Ermeni asker tarafından kovalanır. Sonra bir kayalığın olduğu yerde uçuruma denk gelir. Ya bu askerlerin eline geçecektir ya da aşağı atlayacaktır. O aşağı atlamayı seçer, ilginçtir, onca yüksekliğe rağmen yalnızca ayak parmaklarından bir kaçı kırılır, sonra kaçmayı başarır. İki Ermeni askerin şaşkın bakışları arasında&#8230; Böyle onlarca hikaye var bizim oralarda.</p>
<p>Ermeni askerlerin yaptığı insanlık dışı uygulamaları bir Rus subayın günlüğünde okumuştum, dayanılmaz vahşice şeyler&#8230; Doğrudur, Türkler de Ermenileri katlettiler. Karşılıklı. Olan masum insanlara oldu, her iki taraftan. Yüzlerce yıl iç içe yaşamış insanlar bir anda düşman oluverdiler, hiç yere.</p>
<p>Bunun sebebi aydınlanmanın beşiği denilen Fransa&#8217;dan çıkıp gelmiş milliyetçilik pisliğiydi. Şimdi Fransanın 1,5 milyon kardeşini doğradığı, Cezayir asıllı Fransız kadın tarafından hazırlanan gerizekalıca bir kanun Fransa meclisinden geçti.</p>
<p>Fransız ihtilaline aydınlanma denmesini bir türlü kabul edemiyorum. Bu ihtilal pis bir durumdan başka bir pis duruma geçişti, bence&#8230;</p>
<p>Soykırım felan yok elbette, karşılıklı insanlıktan çıkış var.</p>
<img src="http://www.orali.gen.tr/?ak_action=api_record_view&id=253&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.orali.gen.tr/2011/12/aydinlanmalar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlginç şeyler oluyor</title>
		<link>http://www.orali.gen.tr/2011/11/ilginc-seyler-oluyor/</link>
		<comments>http://www.orali.gen.tr/2011/11/ilginc-seyler-oluyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Nov 2011 11:05:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İsa Güçlü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Günübirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat Memat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.orali.gen.tr/?p=235</guid>
		<description><![CDATA[Gittikçe artan bir kitap merakım var. Bununla birlikte çok garip şeyler de oluyor. Geçtiğimiz günlerde işte iken kardeşimden gelen &#8220;Ameliyat olacağım şimdi&#8221; telefonuyla birlikte kendimi hastanede bulmam bir oldu. Hastanede refakatçi olarak kalacak uygun kişi olduğum için yanıma okumak için kitap aldım. (Başka ne için alabilirim ki zaten? Savunma ya da yaralama amaçlı saldırılarda kullanılan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gittikçe artan bir kitap merakım var. Bununla birlikte çok garip şeyler de oluyor. Geçtiğimiz günlerde işte iken kardeşimden gelen &#8220;Ameliyat olacağım şimdi&#8221; telefonuyla birlikte kendimi hastanede bulmam bir oldu. Hastanede refakatçi olarak kalacak uygun kişi olduğum için yanıma okumak için kitap aldım. (Başka ne için alabilirim ki zaten? Savunma ya da yaralama amaçlı saldırılarda kullanılan kitaplar var ama kitabım o kadar kalın değildi.) Her neyse, lafı dolandırmayayım değil mi?<span id="more-235"></span></p>
<p>Kardeşimin sancılı bir uyanma faslında yaşadığım astım krizi sebebi ile kendimi dışarı attım, bir an için nefesimin geri gelmeyeceğini hissetsem de İstanbul&#8217;un kısmen işe yarayan pis havasını almak dahi kendime gelmeme yetti. Tekrar içeri girince kardeşimin ayılmaya başladığını gördüm. Gelenler, gidenler ve çeşitli ziyaretçilerden sonra nihayet akşam oldu ve ortalık sessizleşti. Kitabımı uykulu gözlerle okumaya başladım. Hastane de boş yatak olması da benim kısmetimdi, uzandım ve sayfaları çevirmeye başladım. Kitap Murat Menteş&#8217;in &#8220;Korkma Ben Varım&#8221; romanı. Bu &#8220;yaşayan varlık&#8221; için &#8220;şahane&#8221; demekle yetineceğim.  &#8211; <a title="Korkma Ben Varım kitabından biraz okuyun" href="http://www.birazoku.com/korkma-ben-varim/" target="_blank">Şuradan biraz okuyabilirsiniz</a> -</p>
<p>Bu arada size Taksim İlkyardım Hastanesi&#8217;nde olduğumu söylemeyi unuttum, çünkü işi ilginç kılan ilk nokta burası. Her neyse, herkes uyuyorken ben kitap okuyordum ama artık uykum iyice bastırmaya başlamıştı. Kitap güzel, gözümden uyku akıyor lakin uyuyamıyorum, okumak istiyordum. Okudum, okudum, okudum&#8230; Artık takatim tükendi. Bölümün bitimine bir kaç sayfa kala, kalanı da okuyup yatarım diye düşündüm. Bu düşünce ile birlikte son sayfaları çevirirken kitaptaki kahramanımız tam da bulunduğum hastanenin hemen karşısındaki eczaneye girmez mi? Uykum kaçar gibi oldu, bir adrenalin sızıntısı hisettim. Ama uykum kaçmayacak kadar ağırdı.</p>
<p>Bir an için Menteş&#8217;in büyücü olduğunu, hemen yan odada kitabı çarçabuk yazıp, bir iki saat içinde kitabı bastırıp, çantama attığını düşündüm.</p>
<p>Bunun yanında, kitabı okumaya başladığım tarihle olayların geçtiği tarih de birebir aynıydı. Kitabı aldıktan bir ay kadar sonra okumaya başlamıştım. Başka bir kaç kitapta daha buna benzer olaylar yaşadım.</p>
<p>İlginç şeyler oluyor, çok ilginç :))</p>
<img src="http://www.orali.gen.tr/?ak_action=api_record_view&id=235&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.orali.gen.tr/2011/11/ilginc-seyler-oluyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Günlük değil, düzensiz sorular.</title>
		<link>http://www.orali.gen.tr/2010/08/gunluk-degil-duzensiz-sorular/</link>
		<comments>http://www.orali.gen.tr/2010/08/gunluk-degil-duzensiz-sorular/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Aug 2010 10:16:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İsa Güçlü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Günübirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat Memat]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[hayata dair]]></category>
		<category><![CDATA[sorular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.orali.gen.tr/?p=194</guid>
		<description><![CDATA[Çok zaman önce başlamış bulunduğum ama yalnızca ara ara bilgisayarımı karıştırdığımda anımsadığım ve tekrar harekete geçtiğim bir durumdan bahsedeceğim. Tek kelimelik sorularla oluşturduğum bir şablonda, her kelimenin karşısında o kelime ile ilgili cevaplar yazıyorum. Yani misalen &#8220;Hayat&#8221; kelimesinin karşısına o gün ne hissediyorsam onu yazıyor, diğer kelimeleri de dolduruyor ve o günün tarihi ile kaydediyorum. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çok zaman önce başlamış bulunduğum ama yalnızca ara ara bilgisayarımı karıştırdığımda anımsadığım ve tekrar harekete geçtiğim bir durumdan bahsedeceğim.</p>
<p>Tek kelimelik sorularla oluşturduğum bir şablonda, her kelimenin karşısında o kelime ile ilgili cevaplar yazıyorum. Yani misalen &#8220;Hayat&#8221; kelimesinin karşısına o gün ne hissediyorsam onu yazıyor, diğer kelimeleri de dolduruyor ve o günün tarihi ile kaydediyorum. 7 yıl önceki cevaplarımı görünce gerçekten şaşırdığım anlar oluyor. Tavsiye ederim.</p>
<img src="http://www.orali.gen.tr/?ak_action=api_record_view&id=194&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.orali.gen.tr/2010/08/gunluk-degil-duzensiz-sorular/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Body Worlds Sergisi / Yaşam Döngüsü</title>
		<link>http://www.orali.gen.tr/2010/07/body-worlds-sergisi-yasam-dongusu/</link>
		<comments>http://www.orali.gen.tr/2010/07/body-worlds-sergisi-yasam-dongusu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Jul 2010 23:54:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İsa Güçlü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat Memat]]></category>
		<category><![CDATA[beden sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[body worlds]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek beden]]></category>
		<category><![CDATA[Gunther von Hagens]]></category>
		<category><![CDATA[hayat ve ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam döngüsü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.orali.gen.tr/?p=189</guid>
		<description><![CDATA[Geçenlerde bir sergiyi gezdim. Ama bu bir resim ya da fotoğraf sergisi değil. Ölü insan bedenleri sergisi. Bazı insanlar bu sergi için bedenlerini bağışlamışlar ve ilginçtir bir kısmının bağış nedeni, öldükten sonra gömülme ve yakılma fikrinin onlara hoş gelmemesi imiş. Şöyle biraz düşününce, kafatasımın yarılıp arasından beynimin görünmesi, derimin elime tutuşturulup sırıtan bir ifade ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignright" style="width: 174px"><img title="Body Worlds" src="http://www.bodyworlds.com/download/pressimages/thumbnails/1244047869.jpg" alt="Body Worlds İstanbul" width="164" height="165" /><p class="wp-caption-text">Body Worlds İstanbul</p></div>
<p>Geçenlerde bir sergiyi gezdim. Ama bu bir resim ya da fotoğraf sergisi değil. Ölü insan bedenleri sergisi. Bazı insanlar bu sergi için bedenlerini bağışlamışlar ve ilginçtir bir kısmının bağış nedeni, öldükten sonra gömülme ve yakılma fikrinin onlara hoş gelmemesi imiş. Şöyle biraz düşününce, kafatasımın yarılıp arasından beynimin görünmesi, derimin elime tutuşturulup sırıtan bir ifade ile bir fanus içinde gelenleri karşılamak fikri bana daha ürkütücü geliyor.  Sergi de gözüme çarpanları paylaşmak isterim ama gidecek arkadaşlara erkenden bir uyarı yapayım. Eğer &#8220;kadavra&#8221; görmeye alışkın değilseniz, sergiyi aç karnına gezmenizi öneririm. Zira bu yapıda birisi değilseniz gördüklerinizi kaldırabilmeniz pek mümkün değil.<span id="more-189"></span></p>
<p>Kapıdan girer girmez &#8220;bu sergiye kimler gelir&#8221; diye düşündüm, hafta içi olmasına ve daha sabahın erken saati olmasına rağmen onlarca insan kapıda yığıldı. Gelen bir grubun sırıtmasından ve ilerleyen dakikalardaki muhabbetlerinden doktor olduklarını anlamam zor olmadı. Eh onlar zaten alışkınlar, bir de bu &#8220;sanat harikası&#8221; bedenleri görmek istemişler, çok görmemek gerek.</p>
<p>Sergi alanına adım atar atmaz sizi bebeklik anının organları karşılıyor. Plasenta. Organların ve vücut parçalarının yanlarındaki bilgi tahtaları oldukça açıklamalı ve etkileyici bir dille yazılmış. İsterseniz sesli rehber de var &#8211; ücrete tabi &#8211; . İlk bir kaç organı görmenin ve incelemenin şaşkınlığıyla yavaş yavaş insan bedenlerinin bütün halde, derileri soyulmuş ve kas, iskelet, damar, sinir yapılarına varıncaya kadar bütün detayları ile incelemeye başlıyorsunuz. Daha önce bir cenaze yıkanmasında bulunduğum için ürkütücü bir duyguya kapılmadım, ancak karşınızda derisi yüzülmüş ve daha canlı imiş gibi gözlerini size dikmiş bakan bir bedeni görünce &#8211; ki sadece bir kaç yıl öncesine kadar yaşamış olan kişiler &#8211; ürpermemek elde değil. Kısa bir süre önce bu bedenlerin yürüyüp, eğlenip, beslenip, ağlayıp hayatın içerisinde yuvarlandıklarını düşününce bir sonraki bedene geçmeden önce uzun uzadıya bakmaktan kendinizi alıkoyamıyorsunuz. En ufak bir damar dahi atlanılmadan, her detayına kadar dondurulmuş ve bir nevi plastikleştirilmiş bu &#8220;eserleri&#8221; görünce hayret etmemek mümkün değil.</p>
<p>Derisini elinde tutan ve sırıtan amcamız, resim yapan kas ve iskelet yığını beyimiz, az ötesinde içerden patlamış ve anında dondurulmuş gibi her noktasını görebildiğiniz ağabeyimiz, biraz ötede beynini elinde tutmuş ve şaha kalkmış atın üzerinde yüzünüze sırıtan kovboyumuz. Diz çöküp, damardan müteşekkil kuşları salıveren hanımefendi, sigara içmekten can vermiş birisinin kararmış ciğerleri&#8230; Gördüğünüz her şey, en ufak bir parça bile sizi hayretler içerisinde bırakmaya yetiyor ve etrafınızdaki bu örneklerin sahip olduğu et, damar, kas ve sinir yığınlarını kendinizin de taşıdığını düşünmeden edemiyorsunuz.</p>
<p>Bazı bedenler fanus içinde iken, bazıları dokunabileceğiniz mesafede ve hava ile temas ediyor. Etrafında gezerken fazla yaklaşmamanızı öneririm zira o kesif kokuyu çok yakına gelince almamak mümkün değil. Tabi çürümüş ceset kokusu değil bu, çürümemesi için batırıldığı maddeden kaynaklanan beden ile karışık garip bir koku.</p>
<p>Ayrıca belirtmeliyim ki, içeride bir adet dev gibi zürafanın da anatomik yapısını görmeniz mümkün. Gitmeyi düşünen arkadaşlara bir kaç tavsiye.</p>
<p>- İçeri kesinlikle yiyecek ve içecek ile gitmeyin, ufacık dahi olsa.<br />
- Küçük çocuklarınızı götürmemeniz daha iyi<br />
- Ölü görmeye korkuyorsanız etrafınızın onlarca ölü bedenle kaplı olacağını unutmayın<br />
- Sergiden çıktıktan sonra etrafınızdaki yürüyen insanları derisiz olarak görmeye başlama ihtimalinin bulunduğunu unutmayın</p>
<p>Her şeye rağmen görülmeye değer bir sergi olduğunu belirteyim. Çünkü 15 yılın üstüne Türkiye&#8217;ye  geldi ve sanırım bir 15 yıl sonra ancak gelir. Aralık ayına kadar ziyaret edilebilir.</p>
<p>Daha fazla bilgi için şu adresi ziyaret edin. <a title="Body Worlds İstanbul Web Sitesi" href="http://www.bodyworlds-istanbul.com" target="_blank">www.bodyworlds-istanbul.com</a></p>
<img src="http://www.orali.gen.tr/?ak_action=api_record_view&id=189&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.orali.gen.tr/2010/07/body-worlds-sergisi-yasam-dongusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tembeller bu fikre bayılacak!</title>
		<link>http://www.orali.gen.tr/2010/03/tembeller-bu-fikre-bayilacak/</link>
		<comments>http://www.orali.gen.tr/2010/03/tembeller-bu-fikre-bayilacak/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Mar 2010 16:36:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İsa Güçlü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Günübirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat Memat]]></category>
		<category><![CDATA[Serbest Atış]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma günleri azalsın]]></category>
		<category><![CDATA[haftalık tatil 3 gün olsun]]></category>
		<category><![CDATA[iş günleri azalsın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.orali.gen.tr/?p=182</guid>
		<description><![CDATA[Ömrümüzü çalışarak çürütüyoruz vallahi. Sabahın köründe kalkıp akşam güneş batana değin didinip duruyoruz. Bir de işiniz kötü ise, çok zaman çekilmez oluyor gidip gelmeler. Bu sebeple en sevilen gün Cuma, nefret edilen gün Pazartesi. Malumunuz, bu günün sendromu bile var. Perşembe&#8217;yi en sevilen gün yapmalıyız derim ben. Değiştirelim ya, değiştirelim. Bakınız şöyle: 4 gün çalışıp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ömrümüzü çalışarak çürütüyoruz vallahi. Sabahın köründe kalkıp akşam güneş batana değin didinip duruyoruz. Bir de işiniz kötü ise, çok zaman çekilmez oluyor gidip gelmeler. Bu sebeple en sevilen gün Cuma, nefret edilen gün Pazartesi. Malumunuz, bu günün sendromu bile var. Perşembe&#8217;yi en sevilen gün yapmalıyız derim ben. Değiştirelim ya, değiştirelim. Bakınız şöyle:<span id="more-182"></span></p>
<div style="float: right; width: 200px; padding: 10px; font-size: 18px;"><strong>4 gün çalışıp 3 gün tatil yapacaksınız, oylarınızı bana verin!</strong></div>
<p>İnternet çağındayız, bir çok işlemi artık 24 saat nerede olursak olalım, cep telefonundan dahi yapabiliyoruz. Hafta içi çalışma günlerini resmi olarak 4 güne düşürsek nasıl olur? İyi ama çok fazla dediğinizi duyar gibiyim, &#8220;zaten tembeliz, Japonlar nasıl çalışıyor baksana kardeşim, çok çalışmamız lazım çok!&#8221; Tamam, çalışalım çalışalım ama bir günü heba edelim demiyorum ki!</p>
<p>Günlük mesai 8 saat. Bu haftada 40 saat yapar. Biz bir günü daha tatil edersek, 32 saate düşüyor. O halde şöyle yapalım derim: O kayıp günün 8 saatini diğer dört güne bölelim, öğlen tatillerini de yarım saat kıstık mı, tamamdır! Zaten akşam eve gittiğimizde pek bir şey yapamadan yemek yiyip yatıyoruz, eh bari 1,5 saat daha fazla çalışıp eve dönelim. Böylece haftanın 3 gününü tatil yapmış oluruz. Bakın demedi demeyin, bu 3 günde İstanbuldaki oğlu Ağrıdaki babasını görüp gelebilir bile. Yollardaki ekonomiyi canlandırırız, İstanbuldaki para Anadolu&#8217;ya yayılır, fena mı işte! Ciddiyim ben! :)</p>
<img src="http://www.orali.gen.tr/?ak_action=api_record_view&id=182&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.orali.gen.tr/2010/03/tembeller-bu-fikre-bayilacak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Son ırmak kuruduğunda</title>
		<link>http://www.orali.gen.tr/2009/09/son-irmak-kurudugunda/</link>
		<comments>http://www.orali.gen.tr/2009/09/son-irmak-kurudugunda/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2009 20:28:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İsa Güçlü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat Memat]]></category>
		<category><![CDATA[biodizel]]></category>
		<category><![CDATA[kızılderili şef saettle]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.orali.gen.tr/?p=149</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Beyaz adam annesi toprağa ve kardeşi olan gökyüzüne, alıp satılacak, yağmalanacak bir şey gözüyle bakar. Onun bu ihtirasıdır ki, toprakları çölleştirecek ve her şeyi yiyip bitirecektir. Beyaz adamın kurduğu kentlerde huzur ve barış yoktur. Bu kentlerde bir çiçeğin taç yapraklarını açarken çıkardığı tatlı sesler ve bir kelebeğin kanat çırpışları duyulmaz. Beyaz adam paranın yenmeyen bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-full wp-image-150" title="Kizilderili-sef-seattle" src="http://www.orali.gen.tr/wp-content/uploads/2009/09/Kizilderili-sef-seattle.jpg" alt="Kizilderili-sef-seattle" width="201" height="251" />&#8220;Beyaz adam annesi toprağa ve kardeşi olan gökyüzüne, alıp satılacak, yağmalanacak bir şey gözüyle bakar. Onun bu ihtirasıdır ki, toprakları çölleştirecek ve her şeyi yiyip bitirecektir.</p>
<p>Beyaz adamın kurduğu kentlerde huzur ve barış yoktur. Bu kentlerde bir çiçeğin taç yapraklarını açarken çıkardığı tatlı sesler ve bir kelebeğin kanat çırpışları duyulmaz.</p>
<p>Beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu, son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde anlayacak&#8230;</p>
<p>Kızılderili Şef<br />
Saettle / 1853&#8243;</p>
<img src="http://www.orali.gen.tr/?ak_action=api_record_view&id=149&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.orali.gen.tr/2009/09/son-irmak-kurudugunda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Faili Meçhul Kıyak (FMK) Hareketi</title>
		<link>http://www.orali.gen.tr/2009/08/faili-mechul-kiyak-fmk-hareketi/</link>
		<comments>http://www.orali.gen.tr/2009/08/faili-mechul-kiyak-fmk-hareketi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Aug 2009 12:30:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İsa Güçlü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat Memat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.orali.gen.tr/?p=121</guid>
		<description><![CDATA[Daha bugün farkediyor olmanın hüznü bir yana, fikrin güzelliği o kadar etkiledi ki beni&#8230; Faili Meçhul Kıyak hareketi, Tunç Kılınç tarafından Fikir Atölyesi sitesinde yayınlanmış ve çok hızlı bir şekilde kabul görmüş. Öyle ki, Beyaz Show&#8217;a da konuk olmuş bu güzel arkadaşımız. Buna benzer hareketleri daha önce duymuştum. İtalya&#8217;da kahve içenlerin iki kahve parası ödeyerek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Daha bugün farkediyor olmanın hüznü bir yana, fikrin güzelliği o kadar etkiledi ki beni&#8230; Faili Meçhul Kıyak hareketi, <a href="http://www.fikiratolyesi.com/tunc-kilinc" target="_blank">Tunç Kılınç</a> tarafından Fikir Atölyesi sitesinde <a href="http://www.fikiratolyesi.com/2009/02/27/faili-mechul-kiyak/" target="_blank">yayınlanmış</a> ve çok hızlı bir şekilde kabul görmüş. Öyle ki, <a href="http://www.fikiratolyesi.com/2009/03/28/faili-mechul-kiyak-bir-aylik-oldu/" target="_blank">Beyaz Show&#8217;a da konuk olmuş</a> bu güzel arkadaşımız. Buna benzer hareketleri daha önce duymuştum. İtalya&#8217;da kahve içenlerin iki kahve parası ödeyerek bir kahveyi bilmediği birisine hediye etmesi yurtdışından,  fırınlardan ekmek alanların fazla ekmek parası ödeyip sonradan gelen ihtiyaç sahiplerinin bundan faydalanmasını sağlaması da yurdumuzdan bir örnek.</p>
<p>Fikrin ana teması şu: &#8220;<strong>Bir elin verdiğini diğer el bilmeyecek, iyilik özünü kaybetmesin, egoya ya da şeytana fırsat verilip vukuat murdar edilmesin diye iyilik sahibini iyilikten faydalanan bilmeyecek</strong>&#8221;</p>
<p>Tunç kardeşimizin kendi sitesinde paylaştığı bu fikri paylaşayım, isterseniz <a href="http://www.fikiratolyesi.com/2009/02/27/faili-mechul-kiyak/" target="_blank">kendi sitesinden okuyun</a>. Yakın zamanda böyle bir şey yapma isteği ile dolup taştığımı belirteyim. Şimdi yazıya geçelim&#8230;</p>
<p><span id="more-121"></span></p>
<p>Hadi bir oyun oynayalım :)</p>
<p>Adı da “Faili Meçhul Kıyak” olsun. Veya “FMK Hareketi!”</p>
<p>Ufak şeylerle insanları mutlu ederek mutlu olmak… Hem de <strong>anonim</strong> biri olarak!</p>
<p>Tanımadığımız birilerine ufak bir iyilik yapıyoruz ve o kişi bunu kimin yaptığını bilmiyor. Çıkar düşünmeksizin kıyak yapmak ve o kişinin mutlu olmasını sağlamaktan söz ediyorum.</p>
<p>Bir yıl önce ‘<a href="http://www.fikiratolyesi.com/2008/01/28/nefesimi-kesecek-anlar/" target="_blank">Nefesimi Kesecek Anlar</a>‘da paylaştığım isteklerden biri olan bu fikri daha sık yapmak istediğimi bir arkadaşıma söyleyince; “oo Tunç, sen ‘<a onclick="javascript:pageTracker._trackPageview('/outgoing/www.sinematurk.com/film_genel/15974/Amelie');" href="http://www.sinematurk.com/film_genel/15974/Amelie" target="_blank">Amelie</a>‘ ya da ‘<a onclick="javascript:pageTracker._trackPageview('/outgoing/www.sinematurk.com/film_genel/17289/iyilik-Bul-iyilik-Yap');" href="http://www.sinematurk.com/film_genel/17289/iyilik-Bul-iyilik-Yap" target="_blank">İyilik Bul İyilik Yap</a>‘ filmlerini izlemedin mi?” dedi. Ben de oturdum izledim Amelie’yi. Evet fikir aynıydı gerçekten ancak beni yıldırmadı daha önce yapılmış olması.</p>
<p>Bu öylesine bir oyun ki, çok kişi oynamalı deyip sizlerle de paylaşmak istiyorum.<br />
Sonra nette biraz araştırınca bu fikrin farklı uygulamalarına denk gelsem de, benim kafamdakine en <a onclick="javascript:pageTracker._trackPageview('/outgoing/www.generosity.org/');" href="http://www.generosity.org/" target="_blank">yakını</a> bile kendi sitesinin reklamını yapıyordu. Oysa bu, herşeyi ile anonim olunca daha güzel.</p>
<p>Neyse, şimdi oyuna geçelim.</p>
<p>Yaratıcılığa son derece açık. Önce bir kartımız var, ondan bahsedelim.</p>
<p><a onclick="javascript:pageTracker._trackPageview('/downloads/wp-content/uploads/2009/02/faili_mechul_kiyak_a4.jpg');" href="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2009/02/faili_mechul_kiyak_a4.jpg" target="_blank"><img title="Faili Meçhul Kıyak" src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2009/02/faili_mechul_kiyak_2.jpg" alt="Faili Meçhul Kıyak" width="319" height="207" /></a></p>
<p>Basitce tasarlanmış bu kartın sekiz adetini bir A4′e yerleştirdik. Dilerseniz bu A4′ü basıp sekiz tanesini aynı anda elde etmek mümkün. [Standart yazıcılar keşke lamine baskı da yapabilse!]</p>
<p><strong>&gt;&gt; Baskı alabileceğiniz A4 boyutundaki dosyanın</strong> <a onclick="javascript:pageTracker._trackPageview('/downloads/wp-content/uploads/2009/02/fmk.doc');" href="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2009/02/fmk.doc">Word</a> ve <a onclick="javascript:pageTracker._trackPageview('/downloads/wp-content/uploads/2009/02/fmk.pdf');" href="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2009/02/fmk.pdf">pdf</a> formatları bu linklerde. Resim (.jpeg) olarak ise <a onclick="javascript:pageTracker._trackPageview('/downloads/wp-content/uploads/2009/02/faili_mechul_kiyak_a4.jpg');" href="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2009/02/faili_mechul_kiyak_a4.jpg" target="_blank">bu linkte</a> bulabilirsiniz. (Yukarıdaki üç linkten birine sağ tıklayıp “save link as” veya “hedefi farklı kaydet” yaparak bilgisayara almak mümkün.)</p>
<p>Kart oyunun bulaşıcılığı ve devamı için gerekli. [Bir de "aa bak birisi burada ne unutmuş" denmemesi için!] Kime, ne zaman, hangi şartlarda bir kıyak yapacağımız da zaten belli olmaz. O yüzden bunları kesip cüzdanda taşıyoruz :)</p>
<p>Şimdi ilk etapta aklıma gelen birkaç fikir:</p>
<ul>
<li>Köprü gişesinde arkadaki arabanın parasını vermek ve hızla uzaklaşmak. Gişe görevlisinden kartı arkadaki arabanın şöförüne vermesini rica ediyoruz.</li>
<li>Yaz sıcağında kalabalık bir belediye otobüsünün içinde buz gibi bir kasa kolayı unutmak (kartlar kolalara iliştirilmiş.)</li>
<li>Uzun yıllar bakımsız kalan bir mezarı temizlemek ve çiçek dikmek. Kartı mezara bırakıyoruz. Oradan geçen birilerinin belki dikkatini çeker.</li>
<li>Karta ataçlanmış 10 TL’lik bir banknotu yolda düşürmek.</li>
<li>Birinin posta kutusuna gelen elektrik veya su faturasını alıp, ödemek. Sonrasında faturayı makbuz ve kartla beraber posta kutusuna geri koymak.</li>
<li>Haftalardır pis kalmış bir arabayı gece yıkamak ve sonrasında kartı sileceğe iliştirmek.</li>
<li>Vapur iskelesinde veya metroda turnikelerden birinin üstüne karta ataçlanmış bir jeton bırakmak.</li>
<li>Sipariş verdiğimiz (bir alana ikincisi bedava) pizzayı komşumuzun zilini çalarak kapısına bırakıp kaçmak (kart pizza kutusunun içinde.)</li>
<li>Apartmanda kapı önlerine konan çöp torbalarını kapıcıdan önce toplamak ve kartı kapıcının oturduğu evin kapısının altından içeri atmak.</li>
<li>Görme engelli bir kişiye, yolda ona etrafındakileri anlatarak yardımcı olmak. [Bunu Amelie filminde gördüm!] Kartı o kişinin cebine atıyoruz. Belki bir yakını bulup okur sonradan ona.</li>
<li>Desteğe muhtaç (lösemili çocuklar gibi) bir derneğin kapısına sabaha karşı içi oyuncak dolu bir sandık bırakmak (kart sandığın içinde.)</li>
<li>Otomat, ankösörlü telefon veya atari salonlarındaki oyunlara karta ataçlanmış bir jeton bırakmak.</li>
<li>Bakımsız bir bahçeyi tertemiz yapıp ortasına iki çiçek dikmek ve kartı sonradan çiçeğe bağlamak.</li>
</ul>
<p>Bu örnekleri çoğaltmak mümkün tabii ki. Siz de aklınıza gelenleri burada paylaşırsanız mutlu olurum.</p>
<p>Ben ilk kartları kesip cüzdanıma koydum. Gördükçe hatırlamak adına bile faydası olacak.</p>
<p>Ne kadar heyecanlanırım, sadece üç kişi bile <a href="http://www.fikiratolyesi.com/2009/03/10/faili-mechul-kiyak-hareketinde-ilk-on-gun/" target="_blank">bu oyunu oynadığını buraya yazsa</a>. Yoksa ‘<a href="http://www.fikiratolyesi.com/2006/10/27/amsterdamdan-canli-kucak/" target="_blank">Bedava Kucak</a>‘ olayına benzer bir beklentimiz yok tabii ki.</p>
<p>Veya pardon, neden olmasın ki… Hadi abartalım; bu kartlardan birinin yarın dönüp dolaşıp (ve hala sağlam kalıp :) bize ulaştığını düşünsenize…</p>
<p>Kelimelerin yetersiz kaldığı… hatta nefesimizin kesildiği an olmaz mı o an?</p>
<p><strong>1. Güncelleme</strong>: FMK ile ilgili sonradan kaleme aldığımız gelişmeler:</p>
<ul>
<li><a title="Faili Meçhul Kıyak Hareketi’nde İlk On Gün." href="http://www.fikiratolyesi.com/2009/02/27/2009/03/10/faili-mechul-kiyak-hareketinde-ilk-on-gun/">Faili Meçhul Kıyak Hareketi’nde İlk On Gün.</a></li>
<li><a title="FMK Hareketi Öldürecek Beni Heyecandan :)" href="http://www.fikiratolyesi.com/2009/02/27/2009/03/24/fmk-hareketi-oldurecek-beni-heyecandan/">FMK Hareketi Öldürecek Beni Heyecandan :)</a></li>
<li><a title="Faili Meçhul Kıyak Bir Aylık Oldu!" href="http://www.fikiratolyesi.com/2009/02/27/2009/03/28/faili-mechul-kiyak-bir-aylik-oldu/">Faili Meçhul Kıyak Bir Aylık Oldu!</a> [Beyaz Show videosu]</li>
<li><a title="Ne Mutlu Böyle Deli Olmaya!" href="http://www.fikiratolyesi.com/2009/02/27/2009/05/27/ne-mutlu-boyle-deli-olmaya/">Ne Mutlu Böyle Deli Olmaya!</a></li>
</ul>
<p><strong>2. Güncelleme:</strong> İngilizce kartlarımızı da yaptık [<strong>anonymous favour</strong>]: <a title="anonymous favour" onclick="javascript:pageTracker._trackPageview('/downloads/wp-content/uploads/2009/04/af_card.pdf');" href="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2009/04/af_card.pdf" target="_blank">pdf</a>, <a title="anonymous favour" onclick="javascript:pageTracker._trackPageview('/downloads/wp-content/uploads/2009/04/af_card.jpg');" href="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2009/04/af_card.jpg" target="_blank">jpg</a>. (Bu iki linkten birine sağ tıklayıp “save link as” veya “hedefi farklı kaydet” yaparak bilgisayara almak mümkün.)</p>
<p><a title="anonymous favour" onclick="javascript:pageTracker._trackPageview('/downloads/wp-content/uploads/2009/04/af_card.jpg');" href="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2009/04/af_card.jpg" target="_blank"><img title="anonymous favour" src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2009/02/af_card_single-300x193.png" alt="anonymous favour" width="300" height="193" /></a></p>
<p><strong>3. Güncelleme:</strong> Bunlar da Almancası [<strong>ein anonymer gefallen</strong>]: <a title="anonymer gefallen" onclick="javascript:pageTracker._trackPageview('/downloads/wp-content/uploads/2009/02/fmk_almanca.pdf');" href="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2009/02/fmk_almanca.pdf" target="_blank">pdf</a>, <a title="anonymer gefallen" onclick="javascript:pageTracker._trackPageview('/downloads/wp-content/uploads/2009/02/fmk_almanca.jpg');" href="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2009/02/fmk_almanca.jpg" target="_blank">jpg</a>. (Bu iki linkten birine sağ tıklayıp “save link as” veya “hedefi farklı kaydet” yaparak bilgisayara alıp sonrasında çıktı almak mümkün.)</p>
<p><a title="anonymer gefallen" href="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2009/02/fmk_almanca.jpg" target="_blank"><img title="anonymer gefallen" src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2009/02/afcard_german_single.jpg" alt="anonymer gefallen" width="300" height="194" /></a></p>
<h4>Tunç Kılınç harika fikri ile Beyaz Show&#8217;da</h4>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="600" height="450" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=4054707&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=1&amp;show_portrait=0&amp;color=&amp;fullscreen=1" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="600" height="450" src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=4054707&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=1&amp;show_portrait=0&amp;color=&amp;fullscreen=1" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p><a href="http://vimeo.com/4054707">Faili Meçhul Kıyak (FMK)</a> from <a href="http://vimeo.com/user630804">cim77</a> on <a href="http://vimeo.com">Vimeo</a>.</p>
<img src="http://www.orali.gen.tr/?ak_action=api_record_view&id=121&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.orali.gen.tr/2009/08/faili-mechul-kiyak-fmk-hareketi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kahve içene fal bedava mı?</title>
		<link>http://www.orali.gen.tr/2009/08/kahve-icene-fal-bedava-mi/</link>
		<comments>http://www.orali.gen.tr/2009/08/kahve-icene-fal-bedava-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Aug 2009 21:32:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İsa Güçlü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Günübirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat Memat]]></category>
		<category><![CDATA[Serbest Atış]]></category>
		<category><![CDATA[fal sahtekarlığı]]></category>
		<category><![CDATA[falcılık]]></category>
		<category><![CDATA[gaibden haber verme]]></category>
		<category><![CDATA[gelecekten haber verme]]></category>
		<category><![CDATA[kahin]]></category>
		<category><![CDATA[kehanet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.orali.gen.tr/?p=114</guid>
		<description><![CDATA[Yok canım daha neler mi diyorsunuz? Burası İstanbul, daha neler görüp de şaşıracağız. Efendim, İstiklal Caddesinde gezenler bilirler, böyle kafeler eleman tutuyorlar, ellerinde dövizler; &#8220;Kahve içene fal bedava&#8221; diye insanları çağırıyorlar. Tamam da bu bu kadar cezbedici oldu mu ki ya hu? &#8220;Kahve içeyim, sonra falıma da baktırırım hihi&#8221; diyerek insanlar gidiyorlarsa çok garip gerçekten. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yok canım daha neler mi diyorsunuz? Burası İstanbul, daha neler görüp de şaşıracağız. Efendim, İstiklal Caddesinde gezenler bilirler, böyle kafeler eleman tutuyorlar, ellerinde dövizler; &#8220;Kahve içene fal bedava&#8221; diye insanları çağırıyorlar. Tamam da bu bu kadar cezbedici oldu mu ki ya hu? &#8220;Kahve içeyim, sonra falıma da baktırırım hihi&#8221; diyerek insanlar gidiyorlarsa çok garip gerçekten. Neyse konumuz kahve-fal ikilisi değil, sadece fal olacak esasında.</p>
<p>Fal, kaba tabirle gelecekten haber verme&#8230; Çeşitli yöntemleri var, var olmasına ama ben işin hinliğine değineceğim. Fala inanan arkadaşlar varsa alınmasın, gerçi isterseler alınabilirler, bu kadar züğürt tesellisi tıngırtısına itibar edecekseniz, biraz uzak durun benden diyebilirim, darılmayınız :)</p>
<p>Şimdi falcılıkta iki yöntem var, birisi son derece profesyonel ve ekip gerektirir, diğeri ise biraz zeka. Neymiş bunlar bakalım;<span id="more-114"></span></p>
<p><strong>Profesyonel Ekip ile Yapılan Falcılık</strong></p>
<ul>
<li>Birkaç teknik malzemeye ihtiyacınız var. Şöyle mistik, gizemli bir dekorasyona sahip bir evden başlayalım. Bir kabul salonunuz ve bekleme salonunuz var. Etrafta dekor iç karartıcı olmalı, tütsüleri unutmayalım, bir de elektrik kullanmayalım mümkünse, kandil, mum gibi loş ışıklı ortamlar hem ürpertir hem çeker :)</li>
<li>Bekleme salonunuzun dört bir köşesi mikrofon dolu olacak, tabi ki kabul salonunun içine, kulaklığa yayın yapacak şekilde.</li>
<li>Bir elemanınız müşteri kılığında orada bekleyenleri konuşturup derdini tasasını soracak, eh onlar da elbette anlatacak, zaten bir saattir bekliyor, sıkılmış, anlatmazsa çatlar :) Siz içerden notları alacaksınız lakin sıralamayı iyi yapmalı, sonra birinin derdini başkasına anlatmak gibi bir hataya düşülmeye aman&#8230;</li>
<li>Arada bir histerik ruheti haliyeler içine girmeli, gözler kaymalı ki gaibden işaretler olduğuna delalet getirilsin</li>
<li>Parayı kapıdaki yetkili eleman almalı, ne de olsa siz hayrına yapıyorsunuz, çıkan da bağış yapıyor, aman makbuzu unutmayın başınız belaya girmesin :)</li>
</ul>
<p><strong>Yuvarlak kelimelerle ortaya atılan, tutarsa tutan, tumazsa unutulan falcılık</strong></p>
<ul>
<li>Mesela kahve ile bakılır, taşlarla bakılır, suya bakılır v.s. Sık kullanlan kelimeleri; &#8220;3 vakte kadar&#8221;, &#8220;yüreğin kabarmış&#8221; , &#8220;senin bir sıkıntın var&#8221; v.s. Ya hu elbette sıkıntısı var ki gelmiş :) Hem 3 vakit ne? 3 dakika, 3 ay, 3 yıl? Bu kadar süre içerisinde milyon tane iş gelebilir insanın başına, eh 3 gün içinde olursa &#8220;bildim bak, her şeyi bilirim ben&#8221; havalarına girilir mi? :)</li>
<li>Hayatınız hakkında çeşitli sallama sözler söylenir, tutmayanı zaten umursamazsınız ama atılan 1o kelimeden 1&#8242;i tutsa &#8220;Aa bildi be!&#8221; olur.</li>
<li>Gelecek hakkında yapılan yorumların %0,1&#8242;i tutar, tutmayanlar zaten falcıya gittiğini bile unutur ama yine de gider :) Tutanlar da büyük bir başarı gibi falcıyı arkadaşlarına över, böyle sürer gider&#8230;</li>
</ul>
<p>Efendim, siz siz olun fala, yıldıza, gaibten haberlere itibar etmeyiniz. Keyfi olarak baktırmayınız da, hakkınız da çok uçukça vaatlerle istikbal vaad edilmesine rağmen, sonrasında hayal kırıklığı yaşama ihtimalinizin yüksek olduğunu unutmayınız.</p>
<p>Falsız fulsuz günler efendim&#8230; :)</p>
<img src="http://www.orali.gen.tr/?ak_action=api_record_view&id=114&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.orali.gen.tr/2009/08/kahve-icene-fal-bedava-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nerede çocukluğumuzun oyunları&#8230;</title>
		<link>http://www.orali.gen.tr/2009/08/nerede-cocuklugumuzun-oyunlari/</link>
		<comments>http://www.orali.gen.tr/2009/08/nerede-cocuklugumuzun-oyunlari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Aug 2009 23:12:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İsa Güçlü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat Memat]]></category>
		<category><![CDATA[80'li yıllar]]></category>
		<category><![CDATA[90'lı yıllar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[eski oyunlar]]></category>
		<category><![CDATA[zamane çocukları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.orali.gen.tr/?p=95</guid>
		<description><![CDATA[Şimdiki çocuklar şanslı mı şansız mı bilemiyorum ama çocukluğumuzda oynadığımız sokak oyunlarını artık etrafımda göremiyorum. Her tarafta PlayStation dükkanları, çocuklar bir ekrana bakıp oturdukları yerde çakılıp kalıyorlar. Şöyle bir etrafınıza bakın isterseniz, en son ne zaman birdir bir oynayan çocuklar gördünüz? Peki saklambaç? Halen görüyorsanız şanslısınız demektir, bu gidişle 20 seneye kalmaz tüm sokak oyunlarının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şimdiki çocuklar şanslı mı şansız mı bilemiyorum ama çocukluğumuzda oynadığımız sokak oyunlarını artık etrafımda göremiyorum. Her tarafta PlayStation dükkanları, çocuklar bir ekrana bakıp oturdukları yerde çakılıp kalıyorlar. Şöyle bir etrafınıza bakın isterseniz, en son ne zaman birdir bir oynayan çocuklar gördünüz? Peki saklambaç? Halen görüyorsanız şanslısınız demektir, bu gidişle 20 seneye kalmaz tüm sokak oyunlarının artık rehber kitaplarda yer alacağı ve rafa kalkacağı hissine kapıldım nicedir. 10  yaşındaki çocukların ellerinde bir cep telefonu &#8220;bak ara beni ara ne çalıyor&#8221; dediğini duyuyorum. Yahu biz bi kaç misket almak için nasıl da yalvarıyorduk? Madem İnternet var, şimdiden yazalım da Google amca hafızasına alsın, belki bir çocuk internette barby giydirirken sıkılır da çocuk oyunları diye aratırda, nasıl oyunlar oynanıyor öğrenirler :)</p>
<p>Çocukken neler oynuyorduk, haydi bakalım mı?<span id="more-95"></span></p>
<p><strong>Misket</strong></p>
<p>İrili ufaklı yuvarlak cam küreleri ile oynanır. Ne kadar çok misketin varsa o kadar zenginsindir. 3 farklı oyun türü vardır;</p>
<ol>
<li>Mars: Yere bir üçgen çizilir, herkes eşit sayıda misketi üçgenin içine yerleştirir. Herkes elindeki misket ile diğer misketlere vurarak üçgenin içindeki misketleri çıkarmaya çalışır. Çıkarılan misket çıkaran kişinin olur, başarısız girişime kadar hak devam eder.</li>
<li>Baş Vurma: Herkes eşit sayıda belirlenen misketleri yan yana dizer. Belli bir mesafeden baş seçilir. Son atacak olan kişi baş misketi seçer. Baş misketi vuran tüm misketleri alır.</li>
<li>Teke tek: İki misket ile oynanır. İlk adam misketini atar, ikincisi vurmaya çalışır. Vurursa vurduğu kişiden bir misket kazanır. Vuramazsa sıra diğerine geçer ve böylece devam eder</li>
</ol>
<p><strong>Dokuz Taş</strong></p>
<p>9 adet düzgün taş bulunur, iki takım oluşturulur. Bir takım yazı tura ile ebe seçilir, bir takım ise 9 taşı dizecek olan takım olarak kalır. Taşı dizecek olan takımın her elemanı, elindeki topla taşları belli bir mesafeden devirene kadar atış yapar. Taşlar dağıldığı zaman o takımın elemanları etrafa dağılır. Ebe olan takım taşlar dizilmeden, karşı takımın tüm elemanlarını topla vurursa bir puan alır. Bütün elemanlar vurulmadan taşların tamamı dizilirse, taş dizecek olan takım kazanır. Başarısız olunursa, taş dizen takımla ebe takımı yer değiştirir ve oyun böylece sürüp gider.</p>
<p><strong>Çivi Oyunu</strong></p>
<p>İki adet çivi ya da tığ ile oynanır. Tığ o zaman biraz lükse kaçıyordu tabi :) Yumuşak bir toprak zeminde, iki oyuncu ya da iki takımla oynanabilir. Herkes sırayla elindeki çiviyi toprağa sağlar. Toprağa saplanan noktalar bir doğru olacak şekilde birleştirilir. En uzun doğruyu, karşı takımın oyuncusunu da sıkıştırarak, fırsat vermeden yapan kişi oyunu kazanır.</p>
<p><strong>Çelik Çomak</strong></p>
<p>Sopalarla bireysel olarak oynanır. Herkes eline bir sopa/çubuk/değnek alır. Herkes toprak zeminde bir daire çizerek evini seçer ve sınırlarını belirler. Bir kişi ebe olur, ebe elindeki çomağı &#8211; ufak çubuğu &#8211; dairedeki elemana atar. Bu herhangi birisi olabilir, onun kim olacağını ebe seçer. Dairedeki eleman vurabilirse, çubuk belli bir mesafeye gider. Ebe o çubuğu alıp gelene kadar diğer elemanlar onun evini eşelemeye başlar. Eğer ebe hızlı olup çubuğu alıp da herhangi birisinin evinin sınırları içine bırakabilir/atabilirse o kişi ebe olur. Çubuğu gittiği mesafe önemlidir zira herkes en az bir kere ebenin evine elindeki sopa ile dokunmak zorundadır. Atılan çubuğa 3 kez vuramayan kişi de ebe olur. Evi en az eşelenen kişi oyunu kazanır.</p>
<p><strong>Saklambaç</strong></p>
<p>Bir ebe seçilir, o da bir duvara yüzünü dönerek, elleri ile de kapatarak 50&#8242;ye kadar sayar. Herkes saklanır. Ebe gördüğü kişinin ismini ve yerini yüksek sesle söyleyip duvara elini vurarak &#8220;Sobe&#8221; der. &#8220;Elma dersem çık, armut dersem çıkma&#8221; cümlesi ile şaşırtmaca sağlanabilir. :)</p>
<p><strong>Simit</strong></p>
<p>Yine bir ebe seçilir. Ebe, bir duvarın önüne çizilen büyükçe dikdörtgen evinde güvendedir. Ancak başkasını ebelemek zorundadır. <strong>Simiiiiiiiiiiiiiiiiit </strong>diye bağırarak tek nefeste kesilmeden koşarak birisini ebelerse o kişi ebe olur ve diğerleri ona elindeki yumuşak bir şeyle &#8211; gazete olabilir, kumaş olabilir &#8211; vurmaya başlar. Evine girene kadar vurmaya devam eder. Eğer simit demeye nefesi yetmez ise, ebe evine dönene kadar aynı muameleye maruz kalır.</p>
<p><strong>Japon Kalesi</strong></p>
<p>Futbol oyunudur, kaleler minik olur &#8211; Japonlar minik diye mi öyle denmiş bir bilgim yok :) &#8211; Normal futbol gibi oynanır ama kaleci eline alamaz. Uzaktan gol olma ihtimali de düşüktür, atılırsa büyük başarıdır.</p>
<p><strong>Uzun Eşşek</strong></p>
<p>İki takım seçilir, bir kişi yastık olur. Ebe takım baş-kıç birlikte olacak şekilde uzun bir eşek oluşturur :) Diğer takımım elemanları sırayla bu eşeğin üzerine atlar. Eşek tüm elemanlar atladıktan sonra yıkılmazsa üstteki takım &#8220;Tek mi çift mi?&#8221; diye sorar, bu arada eliyle de tek yada çift işareti yapar. Yatan takım bilirse, atlayan takım aşağı yatar ve böylece devam eder. Yalnız dikkat edilmelidir, yastığın şike ile satın alınma olasılığı yüksektir :)</p>
<p><strong>Birdir Bir</strong></p>
<p>Bir ebe elleri dizlerinde olacak şekilde eğilir, diğer elemanlar sırayla başlayarak ebenin üzerinden atlar. Bazı rakamlarda söylenmesi gereken diğerlerinden farklı şeyler vardır.</p>
<ul>
<li>Birdir bir</li>
<li>2&#8242;dir meyve</li>
<li>3&#8242;dür hayvan</li>
<li>4&#8242;tür şehir</li>
<li>5&#8242;tir &#8230;..</li>
</ul>
<p>Şeklinde her bir rakam için bir kural belirlenir ve bu rakamlara karşılık bir şey uyduramayan kişi ebe olur ve oyun böyle devam eder.</p>
<p>Şimdilik aklıma gelenleri yazdım, geldikçe yazacağım, <a href="/iletisim">siz de burada olmayan oyunları iletebilirseniz yazayım</a> :)</p>
<img src="http://www.orali.gen.tr/?ak_action=api_record_view&id=95&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.orali.gen.tr/2009/08/nerede-cocuklugumuzun-oyunlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yahu, bu nasıl kehanet?</title>
		<link>http://www.orali.gen.tr/2009/07/yahu-bu-nasil-kehanet/</link>
		<comments>http://www.orali.gen.tr/2009/07/yahu-bu-nasil-kehanet/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Jul 2009 23:35:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İsa Güçlü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Günübirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat Memat]]></category>
		<category><![CDATA[Serbest Atış]]></category>
		<category><![CDATA[kehanet kıyamet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.orali.gen.tr/?p=8</guid>
		<description><![CDATA[Bundan bi kaç sene öncesine kadar televizyonlarda boy gösteren Kur&#8217;an-ı Kerim kehanetçilerini hicv için bir internet sitesine kinayeli bir yazı yazmıştım. Oldukça ilginç tepkiler aldım. Yazının üslubundan bu sayısal kehanetçileri hicvettiğim ve dikkate alınmaması gerektiğini zihinlere kazımak istediğim kolayca anlaşılırken bazıları gerçekten ciddiye alan yorumlar yapmış. Bu yazının içeriğine geçmeden önce bir kaç yorumu paylaşmak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bundan bi kaç sene öncesine kadar televizyonlarda boy gösteren Kur&#8217;an-ı Kerim kehanetçilerini hicv için bir internet sitesine kinayeli bir yazı yazmıştım. Oldukça ilginç tepkiler aldım. Yazının üslubundan bu sayısal kehanetçileri hicvettiğim ve dikkate alınmaması gerektiğini zihinlere kazımak istediğim kolayca anlaşılırken bazıları gerçekten ciddiye alan yorumlar yapmış. Bu yazının içeriğine geçmeden önce bir kaç yorumu paylaşmak istiyorum:</p>
<blockquote><p>&#8220;<em>sayıların hesaplarına lafım yok ama bu hesap sonuçlarının kıyamet günüyle ne alakası var anlamadım bence de saçmalık&#8230;</em>&#8221;</p>
<p>&#8220;<em>ay o kadar alim ulema bi tarih veremedi size mi kaldı tarih vermek. baksana   saati de belli&#8230; bari işlerimizi tamamalayıp hazırlanalım o güne kadar</em>&#8221;</p>
<p>&#8220;<em>çok saçma</em>&#8221;</p>
<p>&#8220;<em>bence de büyük saçmalık tamam kıyamet yaklaştı ama ne zaman kopacağını ALLAH PEYGAMBER EFENDİMİZE SÖYLEMEMİŞ KUSURA BAKMA AMA GELİP SANA MI HABER EDECEK.ayrıca sayılarla kıyametin ne alakası var &#8230;</em>&#8220;</p></blockquote>
<p>Diğer çeşitli &#8211; beni güldüren ve çok kez de sevindiren &#8211; yorumlara <a href="http://www.google.com.tr/search?hl=tr&amp;q=Hi%C3%A7+hesap+makinesindeki+rakamlar%C4%B1n+dizilime+dikkat+ettiniz+mi+&amp;btnG=Ara&amp;meta=" target="_blank">Google aramasından buraya tıklayarak</a> ulaşabilirsiniz. İnsanlarımızın bu tarz şeylere genellikle itibar etmemiş olması gerçekten sevindirici. Çünkü bu kehanetçiler 2006&#8242;da Usame Bin Laden yakalanacak demişti, ama Usame&#8217;nin akrabalarının ABD&#8217;nin en zenginlerinden olduğu gerçeğini atlamıştı. &#8211; Bu konu farklı bir konu ama <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Fahrenheit_9/11_(film)" target="_blank">Fahrenheit 9/11</a> filmini izlemenizde fayda var diye düşünüyorum. &#8211; Falcılara ise bambaşka bir noktada genişçe değineceğiz. (Kur&#8217;an falcılığı yasaklamıştır, kendisinin <em>falcılık</em> amacıyla kullanılması zaten baştan aşağı saçmalık)<span id="more-8"></span></p>
<p>İşte nette yayılan ve <strong>kesinlikle dikkate alınmaması gereken</strong> bu yazının içeriği.</p>
<h3>Sayısal kehanet, kıyamet  tarihi (!)</h3>
<blockquote><p>Hiç hesap makinesindeki rakamların   dizilime dikkat ettiniz mi ?</p>
<p>Ben bir Türk evladı olarak <span style="text-decoration: underline;">Lüzumsuz İşler   Görev Mangasında</span>&#8216; ki yerimi sağlamlaştırmak adına geçenlerde biraz kafa   patlattım ve süper bir kehanete imzamı   attım&#8230;</p>
<p>Şöylekine;</p>
<p>Rakamların hesap makinesi ve pc&#8217;nizdeki   numlock dizilimleri şöyle.</p>
<p><strong>7 8 9</p>
<p>4 5 6</p>
<p>1 2 3</strong></p>
<p>bunda   anormallik yok.</p>
<p>Şimdi rakamları çarprazlama ve dikey-yatay olarak işleme   sokalım.</p>
<p>Şöyle;</p>
<p>753+357 = <strong>1110</strong></p>
<p>159+951 = <strong>1110</strong></p>
<p>456+654 =   <strong>1110</strong></p>
<p>852+258 = <strong>1110 </strong>= 2,5 x 444</p>
<p>123+321 = 444</p>
<p>789+987 = 1776 = 4 x   444</p>
<p>Bu demek oluyor ki,</p>
<p>kıyamet 1110 yılının herhangi bir katı   ve</p>
<p>444 &#8211; 365 = 79. gününde</p>
<p>2. gün dilimini</p>
<p>5 dk geçe kopacak.   !!!</p>
<p>Yani: <strong>20 Mart 2220</strong></p>
<p>Deli miyim, kahin mi?</p></blockquote>
<img src="http://www.orali.gen.tr/?ak_action=api_record_view&id=8&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.orali.gen.tr/2009/07/yahu-bu-nasil-kehanet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

