Aydınlanmalar
// Aralık 23rd, 2011 // No Comments » // Dünya, Günübirlik, Hayat Memat
Rus ordusunun Erzurum’u işgal ettiği yıllar. Köyümüzde kalan tek tük adamdan olan bir komşumuz Rus ordusuna bağlı iki Ermeni asker tarafından kovalanır. Sonra bir kayalığın olduğu yerde uçuruma denk gelir. Ya bu askerlerin eline geçecektir ya da aşağı atlayacaktır. O aşağı atlamayı seçer, ilginçtir, onca yüksekliğe rağmen yalnızca ayak parmaklarından bir kaçı kırılır, sonra kaçmayı başarır. İki Ermeni askerin şaşkın bakışları arasında… Böyle onlarca hikaye var bizim oralarda.
Ermeni askerlerin yaptığı insanlık dışı uygulamaları bir Rus subayın günlüğünde okumuştum, dayanılmaz vahşice şeyler… Doğrudur, Türkler de Ermenileri katlettiler. Karşılıklı. Olan masum insanlara oldu, her iki taraftan. Yüzlerce yıl iç içe yaşamış insanlar bir anda düşman oluverdiler, hiç yere.
Bunun sebebi aydınlanmanın beşiği denilen Fransa’dan çıkıp gelmiş milliyetçilik pisliğiydi. Şimdi Fransanın 1,5 milyon kardeşini doğradığı, Cezayir asıllı Fransız kadın tarafından hazırlanan gerizekalıca bir kanun Fransa meclisinden geçti.
Fransız ihtilaline aydınlanma denmesini bir türlü kabul edemiyorum. Bu ihtilal pis bir durumdan başka bir pis duruma geçişti, bence…
Soykırım felan yok elbette, karşılıklı insanlıktan çıkış var.
Popularity: 2% [?]

“Beyaz adam annesi toprağa ve kardeşi olan gökyüzüne, alıp satılacak, yağmalanacak bir şey gözüyle bakar. Onun bu ihtirasıdır ki, toprakları çölleştirecek ve her şeyi yiyip bitirecektir.




