Ufaklıktan Kedilere

Kız kediEfendim, kedilerin apartman dairelerine tıkılıp kalmalarına pek içerlerdim, bu yüzden evime bir kedi almadım. Ama bundan önce zaten astımım var ve bu bir kediyle evimi paylaşmama engel. Ancak ve fakat ve lakin, sokaklar kedi dostlarımızın istila alanı. Ben de bu istilada kedileri komuta alanına toplayan çavuş gibiyim.

Laf aramızda, adım yakında “kedi baba”ya çıkacak. Henüz o kadar yaşlı değilim ama ruhum yaşlandı- da demeyeceğim. Diyeceğimi mi sandınız, hahah :) Baba olmak için yaşlı olmak gerekmiyor, arabesk söylemek, mafya olmak v.s. de gerekmiyor. Kedileri sevenlere de baba diyiveriyorlar. Söylentiler kulağıma çalınıyor. Arkamdan koşturan kedilerin tıngır mıngır salınımlarına kıkır kıkır gülüyorlar. Yok canım, alaycı değiller, komşularım da kedileri seviyorlar, Allah için, doğruyu söyleyelim. Ama benden daha çok sevmiyorlar, buna emin olabilirsiniz.

Şimdi size kedilerden bahsedeyim biraz. Onların da ciddi tahlil isteyen karakterleri var.

Kız Kedi: Bu ismi yavrulama esnasında tanıştığımız için küçük oğlum verdi. Çocukları olduğu için kız oluyor ve haliyle kedi olduğu için adı kız kedi kalıyor. Tüm mahalleli artık bu kediyi kız kedi diyerek çağırıyor. Bu sıralar fazla açıldı, günlerce ortalıkta görünmüyor. Bir haftanın üzerine daha bu akşam bize göründü, ayakta dikilirken yanımızda bitiverdi! Ellerimizi patileri ile başının altına sürüklüyordu. Biraz salam aldık, besledik. Nasılda pasaklanmış. Patileri, üstü başı kir içinde. Karnını doyurdu, bir iki etrafımızda dolandı ve sokaklara geri döndü. Haylaz! Hah, unutmadan, çok da kıskanç, o oldumu etrafımıza tek bir kedi yaklaştırmıyor!

İşte zat-ı şahaneleri:

Püskül: Mahallenin hızlı ve uzun tüylü kedisi. Adı bu yüzden Püskül. Siyaha çalan gri-yeşil karışımı tüyleri var. Oldukça hızlı ama bir o kadar ürkek. Açlığı galip geldiği için elimizde tuttuğumuz sosisi alana kadar ürkek ürkek yanaşır, sosisi kapar, iki metre öteye çekilir ve hırlaya hırlaya yer. Sonra bir iki diliyle yalanır, gözümüzün içine bakmaya devam eder. Sosisi bitince tekrar yanaşır. İşte size kedi-insan-sosis döngüsü!

Bücür: Aramıza yeni katıldı, mini mini bir şey, incecik bir miyavlaması var. Henüz hakkında yeterli bilgiye sahip değiliz.

Süslü: Tam bir temizlik delisi, titiz mi titiz. Tüylerini elleseniz yumuşacık ve pürüzsüz. Gözleri ve dudakları sürmeli, pek de güzeldir. Bunu da her 30 saniyede bir kendini baştan aşağı yalamasına borçludur. İlk başlarda ürkek ve saldırgan olmasına rağmen zamanla alıştı ve artık sırnaşıyor, kendini sevdirmek için hopluyor, zıplıyor ama bir kaç dakika. Fazlasını isterseniz ya pati atıyor ya da ısırık. Pek bir asortik ve sosyetik anlayacağınız. (Daha önce Tekir olan bu kedinin adı oy birliği ile Süslü olarak değiştirilmiştir)

Etrafta bir kaç yeni kedi daha var ama onları henüz yakından tanıma fırsatımız olmadı. Aşağıda bir kaçının fotoğrafı var, bol bol bakın.

[nggallery id=15]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir