Google’ın isim menşei

// Ekim 13th, 2009 // Serbest Atış, Teknoloji, İnternet Dünyası

google-logo-lorlu-gugulArtık daha fazla saklamanın bır anlamı yok, gerçekleri sizlerle paylaşacagım.Bu gerçek belki pek çok kişiyi derinden sarsabilir, belki sansasyon denilebilinir, belki de ilgi çekmek için yapıldığı da düşünülebilinir; ama yine de anlatacağım…

Rivayet odur ki; Google’ın kurucularından Larry Page öğrencilik zamanlarında Türkiye’ye, doğa sporları yapmak için Erzurum’a gelir… Tur rehberi ile dağlara doğru yürüyüş gezisi yaparlarken oradaki köylerin içinden de geçerler. Epeyce yol aldıktan sonra bir köyün içinden geçerken yorulurlar. Bir kenara oturarak dinlenmeye koyulduklarında köylü kadınlardan birisi meraklı gözlerle bakmaya başlar, sonra yanlarına yaklaşır. Tur rehberi : ” Merhaba teyze!” der… Kadın ise rehbere : ” Oğul nere gidirsiz bele? Embile yanaklarınız al al olmuş, nefes nefese kalmışsız, durun size ayran edek de için! ” diyerek tur rehberine söz hakkı tanımadan koşarak evine gider ve ayranları hazırlayarak bir tepside gruba dağıtır. Larry bu duruma şaşırarak rehbere yaklaşır: ” Bu içtiğimiz nedir? ” diye sorar, Tadı çok güzel” der… Tur rehberi içinden demek ki Amerikalıların ayranı bilmediğini düşünürken; Larry’ ye içtiklerinin ayran olduğunu söyler. Sonra Larry çantasından yemek için bir sandviç çıkarır; tam ısırıp yemeye başlayacakken teyzemiz: “ Oğul dur! o yediğin nedir öylee, bir şeye benzese… ben see bir şey getirem de ye, daha teze çıktı tandurdan“. Larry hiç bir şey anlamamıştır amaa kadın zaten çoktan yola koyulmuştur; bu esnada da tur rehberi teyzemizin söylediklerini tercüme eder, Larry yine şaşırmıştır.. Sonra teyzemiz elinde getirdiği yuvarlak şeklindeki hamur işlerini gruptakilere dağıtmaya başlar. Oysa ki zaten teyzemiz kapıyı açtığı anda kokusu Larry’nin burnuna gelmiştir ve: ” Ne güzel de koktu, sanki peynir gibi” der içinden. Afiyetle yemeye başlar ve rehbere :” Çok lezzetliymiş, teşekkür ederiz” diyerek, yaşlı kadına tercüme etmesini ister. Rehber de yaşlı teyzeye : ” Sana çok teşekkür ediyorlar teyzeciğim, çok lezzetliymiş” der ve: ” Adı ne bunun?” diye sorar. Teyzemiz rehbere : ” Bunun adı lorlu gugul oğlum! ” der. Larry yediği çöreği yemeyi bırakır ve şöyle bir duraksar, Sergey ile yapmayı planladıkları projenin adını araştırdıkları sırada, daha rahat düüşünebilmek için çıktığı bu tatil turunda duyduğu bu kelime onda bir şok etkisi yaratır: ‘ Gugul! ‘… Sonra zihninde bu kelimenin yazılışını canlandırmaya başlar… ” Google! Yesss! ” diye heyecanla haykırdıktan sonra, hemen cep telefonuyla Sergey’i arar. Larry heyecandan Sergey’in daha tek kelime etmesine izin vermeden anlatmaya başlar: ” Sergey! Evreka! Evreka! kuracağımız arama motorunun adını buldum! “…

Evet dostlar, Larry ülkesine döner ve Sergey ile logoyu çizerler; ” İnterneti tarayacağız, her renkten şeyler olacak, logomuz da şöyle renkli olsun, evet gölgelendirme de olsun. Arama sonuçlarındaki sayfalardan her birisi ‘O’ ile ifade edilsin, tıklandığında ilgili sayfa gitsin”  derler ve projeyi sunup, okuldan bu proje ile mezun olurlar. Sonra Google varlıkları % 96 nakit olan dev bir şirkete dönüşür. Larry’nin ofisinde yaşlı teyzemizin fotoğrafı asılıdır, imkanı olan o fotoğrafı görebilir. Yaşlı teyzenin yaşayıp yaşamdığına dair bir bilgi yok, ama yaşamasa bile Larry içinden : ” Çok yaşa”  demiştir muhakkak…

Önemli not: Bu yazdıklarımızın gerçek olduğu konusunda kuşku duyulabilinir, bu bir hayal ürünü de olabilir ama gerçek de…  nereden bilebilirz… tabii Google bunu kendi sitesinde farklı bir şekilde açıklıyor.

Lorlu gugul, Erzurum’da hamuruna lor peyniri katılarak tandırda pişirilen bir çeşit çörektir; peynirli olduğundan soğuduğunda biraz sertleşir ama çok lezzetlidir…

Popularity: 35% [?]

3 Responses to “Google’ın isim menşei”

  1. Hanife diyor ki:

    Yaratıcılıkta sınır tanımamış olduğunu hayretler içerisinde izliyorum :))

  2. garamumya diyor ki:

    Doğru bu, hikaye değil gerçeeekkk, ben düşünmüştüm bennn!

  3. Erkan Şahan diyor ki:

    Hikaye tamamen gerçektir. Larry çok yakın olarak bu hikayeyi 2008 yılında Newyorkta düzenlenen bir seminerde anlatmıştır. İsa bir nebze abartmış olabilir ama Google ismi ile bu seyahatinde yemiş olduğu gugul adlı lezzetin benzerliğini ve her projelerindeki başarının arkasında, bilinenleri farklı şekilde bir araya getirerek nice gugullar yaratmayı amaç edinmiş olmalarının yattığını aktarmıştır. Youtube ve googel video üzerinde konferansın bir kısmını izleyebilirsiniz. Katılımcılardan birisi bu hikayenin gerçek olup olmadığını soruyor. Larry hayal etsem bile Türkiye aklıma gelmezdi diye cevap veriyor :)

    İsayı kutlamak gerek, aradaki boşlukları şahane doldurmuş :) Ben de bu adam nerede nasıl yedi bu gugulu diyordum :)

Leave a Reply